RSS
email
0

Charlotte Bobcats: 90 - Orlando Magic: 99

Orlando bir üst tura çıktı. Deplasmanda oynadığı maçı ikinci yarıdaki etkili oyunu ile Bobcats'i süpürdüler. Playoff'lar öncesi seri incelemelerimde Charlotte'nin süpürülmesinin süpriz olmayacağını ama en az bir maç kazanabileceklerini yazmıştım. Yanılmışım.

Magic'de Vince Carter 21 sayı-4 ribaunt-3 asist ile takımının en skoreri oldu. Jameer Nelson 18 sayı-4 asist-2 top çalma ile oynarken, Rashard Lewis 17 sayı-4 ribaunt-3 asist ile oynadı. Ev sahibi ekipte ise Tyrus Thomas kenardan gelerek 21 sayı-9 ribauntluk katkı yaparken, Gerald Wallace 17 sayı-4 ribaunt-3 asistlik katkı yaptı.

Orlando bu maçı kazanırken şut yüzdesi bir hayli kötüydü. Carter 7/16, Nelson 4/12, Matt Barnes 3/10... Bobcats'te ise kenardan gelen oyuncuların yüzdeleri iyi olmasına rağmen ilk beş oyuncuları Magic'ten de kötü atınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Bu maçta dikkatimi çeken oyuncu ise Dwight Howard. Howard bu sefer 6 faul alarak oyun dışı kalmayı başardı kendisini tebrik ediyorum. Ama bu takımının süper yıldızı o ve bu takım ona bundan sonraki serilerde ihtiyaç duyacak. İkici turda bir Boston-Orlando eşleşmesi gözüküyor. Doğu finalinde ise olası Cavs-Magic eşleşmesinde Shaq'ın Howard'ı kaç dakika içinde oyun dışında bırakabileceğini tahmin bile edemiyorum. Patrick Ewing ve Van Gundy buna bir şekilde bir çözüm bulmaları lazım aksi taktirde geçen seneki NBA finalinde çok uzakta bir yerlerde kalabilirler bu sene.

Orlando rakibini beklemeye başladı. Umarım fazla beklemez. Soğumak Playoff'larda hep dezavantaj olmuştur. Boston seride 3-1 önde ve bu gece kendi evinde oynayacak. Bakalım Magic'in rakibi bu gece belli olacak mı...
Read more
0

Chicago Bulls: 98 - Cleveland Cavaliers: 121

Cavs Chicago'da adeta resital verdi. Lebron önderliğinde müthiç bir ikinci yarı çıkaran Cavs, serideki durumu 3-1'e getirdi.

Özellikle 3. çeyrekte müthiş hücum eden Cleveland, bu çeyrekte 37 sayı buldu. Savunmada da etkili bir oyun oynayınca fark son çeyreğe girerken fark 23'tü. Son çeyrek başında Lebron atmaya devam etti. Son çeyrekte fark 20'nin altına hiç düşmedi ve son dakikalarda fazla süre almayan oyuncular oynadı.

Cavs'de King James 37 sayı-12 ribaunt-11 asist ile kariyerinin 5. Playoff triple-double'ına imza attı. Antawn Jamison 24 sayı-7 ribaunt ile, Mo Williams ise 19 sayı ile oynadı. Ev sahibi ekipte ise Joakhim Noah 21 sayı-20 ribaunt (7 ofansif) ile canavar performansı yanında Derrick Rose 21 sayı-3 ribaunt-5 asist ile oynadı.

Lebron inanılmaz bir gece geçirdi. 11/17 şut yüzdesi ile ve 6/9 üçlük yüzdesi ile oyandı. Serbest atış çizgisinden ise 9/10 attı. Hücumdaki bu isabet oranının yanında 12 ribaunt ve 11 asist ile takımını en üst seviyeye taşıdı. Bunun yanında savunmada da üstündü. Antawn Jamison, Mo Williams, Parker, Shaq, Varejao... Hepsi iyi oynadı bu gece ve bu ezici skor üstünlüğü maçı izleyenleri pek de şaşırtmadı. Chicago'da ise bir tek Noah ayakta kaldı. Onun üstün performansı ne yazık ki takımı için yeterli olmadı. Rose ikinci yarıda pek ortalıklarda gözükmezken, Hinrich yine topu potanın içine değil de kenarlarına vurdu.

Maçtan aklımda kalan iki sahne var. İkisinde de Lebron James'in imzası var. İlki ikinci yarıda Derrick Rose'a bir hızlı hücum sırasında turnike pozisyonu savunmasında Rose'un topu elinden çıkarmasını havada bekleyip bloklaması. Diğeri ise 3. çeyreğin sonunda orta sahadan attığı müthiş sayı. Hani öylesine sallarsın da girer ya. Bu öyle bir şut değildi arkadaş. Adam resmen yükseldi, potayı gördü ve şutu çıkardı. Bize de bu durumda ne demek düşüyor: Yok artık Lebron James!!!



Böylece seri 3-1'e geldi. Zaten saha avantajı olan Cavs deplasmanda da mağlup ettiği rakibini belki de Playoff dışında bırakacak evinde. Chicago çok dağınık. Geçen maç toparlanmış bir görüntü çizseler de bu maçta o görüntüden çok çok uzaktılar. Lebron durduramadıkları gibi diğer oyuncuları da tutamadılar. Hücumda da etkili olamadılar. Bence bu serinin sondan bir önceki maçıydı. 5. maçta Cleveland'da bu seri biter. Ama Bulls beni hayal kırıklığına uğrattı. Daha iyi bir performans bekliyordum onlardan açıkçası.
Read more
0

Miami Heat: 101 - Boston Celtics: 92

Heat hayatta kaldı... Evinde oynanan ikinci maçı kazanan Miami, seriyi 3-1'e getirdi. Özellikle ilk ve son çeyreklerdeki performansları çok etkileyiciydi. Daha doğrusu Wade'in performansı etkileyiciydi. Ayrıca son çeyrekte seyirciler arasında çılgınca sevinen Dwayne Wade'in annesini de izledik yayıncı kanal sayesinde...

Miami cephesinde Dwayne Wade 46 sayı, 5 ribaunt, 5 asist, 2 top çalma ile maçın kahramanı oldu. Q-Rich 20 sayı-7 ribaunt, Michael Beasley ise 15 sayı-5 ribaunt ile oynadılar. Boston'da ise Rajon Rondo 23 sayı-9 asist, Kevin Garnett 18 sayı-12 ribaunt, Paul Pierce 16 sayı, Ray Allen ise 15 sayı ile oynadılar.

Wade son çeyreğe 19 sayı sığdırdı. Takım olarak 30 sayı buldular toplamda. Ama onların attığı kadar Ray Allen'ın kaçırdığı oldu. Son çeyrek boş şutları ve serbest atışları sayıya çevirmekte çok zorlandı tecrübeli şutör. Böyle olunca da mağlubiyet kaçınılmaz oldu Boston için. Son çeyrekte 30 sayı atan Miami'ye 15 sayı ile cevap vermeye çalıştılar ve tabii ki bu imkansız oldu. Ama hala avantaj Boston'da.

Wade belli ki kolay teslim olmayacak ama işi çok zor. Seri şimdi Boston'a gidiyor. Eğer ordaki maçı kazanbilirlerse Miami'de seriyi eşitleme şansları olabilir ama işleri hiç de kolay değil. Çünkü Wade'e yardım edecek oyuncuların devamlılığı çok düşük. Bir de buna Boston'lı oyuncuların tecrübelerini katacak olursak başarılı olmaları sıfıra yakın bir olasılık. Ama D-Wade'in neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz. Bakalım Boston'da neler olacak...
Read more
0

Milwaukee Bucks: 107 - Atlanta Hawks: 89

Serinin ilk iki maçında Atlanta'da Bogut'suz inanılmaz bir şekilde zorlandığını gördüğümüz Bucks, dün gece güzel bir oyun oynayarak evinde oynanan ilk maçı kaanmasını bildi. Büyük bir baskı vardı tabii ki üstlerinde. Çünkü eğer seri 3-0'a gelseydi şansları tükenecekti. Fakat oyuncular bu baskıyı üzerlerinden atıp iyi savunma yaparak maçı kaanmasını bildiler.

Maçın başında Atlanta'nın önüne geçen Bucks, sadece ikinci çeyrekte biraz zorlandı. Onun dışında üstün bir oyun sergilediler Hawks karşısında.

Milwaukee'de John Salmons 22 sayı-2 ribaunt-7 asist-2 top çalma ile takımının en skorer ismi oldu. Kenardan gelen Jerry Sackhouse 16 sayı-3 asist ile oynarken, Brandon Jennings 13 sayı-5 asist-2 top çalma-2 blok ile oynadı. Ersan ise 11 sayı-5 ribaunt ile katkı yaptı. Atlanta cephesinde ise Joe Johnson 25 sayı-6 ribaunt-4 asist-3 top çalma ile maşın en skorer ismi olmasına rağmen mağlubiyeti engelleyemedi. Zaza ise 16 sayı-3 ribaunt ile maçı tamamladı.

Milwaukee büyük bir baskıyı üzerinden attı. 4. maçı da kendi evlerinde oynayacaklar. Bu maça daha rahat çıkacaklar eminim. Brandon Jennings ilk iki maçtaki bencilliğini üzerinden atmış gibiydi bu gece. Çok zorlamadan 13 sayı attı ve bunun 11'i ilk çeyrekteydi. John Salmons skor yükünü üstlendi sezonun son döneminde olduğu gibi. Ersan ise kenardan her geldiğinde harektlilik katıyor oyuna. Atlanta cephesinde ise bu gece kötü şut yüzdeleri mevcuttu. Maçın en skorer ismi Joe Johnson 9/22, ilk iki maçın kahramanı Josh Smith 2/12, Mike Bibby ise 3/9 ile şut attılar. Buradaki en büyük etken Bucks savunmasıydı. İlk iki maçta Hawks'ı durdurmakta zorlanmışlardı. Özellikle pota altında... Ama bu maçta iyi bir savunmaları vardı.

Atlanta'nın bu seriyi bırakacağını düşünmüyorum ama Bucks da kolay teslim olacağa benzemiyor. Bogut'suz pota altı sertliğinde sıkıntı yaşayacakları aşikar ama bunu kapatabilirlerse eğer Hawks'ı zorlayabilirler.
Read more
0

Portland Trail Blazers: 96 - Phoenix Suns: 87

Portland, serinin 4. maçında evinde Phoenix'i devirerek seride 2-2'lik eşitliği yakaladı. Son çeyreğe girereken skor 74-72 Portland üstünlüğü ile girildi ve son dakikasına kadar büyük çekişmeye sahne olan son çeyrekte, son dakikada hücum silahlarını daha iyi kullanan ekip Portland oldu.

Ev sahibi ekipte LaMarcus Aldridge 31 sayı-11 ribaunt-3 asist ile maçın en skorer ismi olurken 31 sayısıyla kariyer Playoff rekorunu kırdı. Andre Miller 15 sayı-6 ribaunt-8 asist ile galibiyette önemli bir pay sahibi olan diğer oyuncuydu. Phoenix'de ise Amare Stoudamire 26 sayı-6 ribaunt-3 blok ile takımının en etkili ismi olurken, Steve Nash 15 sayı-4 ribaunt-8 asistlik performans sergiledi.
Daha önce Playoff'larda forma giyemeyeceği açıklanan Brandon Roy, bu maçta sahadaki yerini aldı. Kenardan gelen Roy, 4/10 şut yüzdesi ile 10 sayı üretti. Sağlıklı günlerindeki performanslarını tekrar edebilmesi için zamana ihtiyacı var doğal olarak. Ama özellikle bu gece yaptığı savunma ile ve son çeyrekteki maçın kırılma anında bulduğu üç sayılık basket ile takımının maçı kazanmasına büyük yardım etti. Phoenix'de ise takımın beyni Steve Nash, son çeyrekte pek iyi bir performans gösteremedi. Maçın kırılma anlarında şutlarını kaçıran ve top kayıpları yapan veteran oyun kurucu, sanki son periyotta dinlendirdi kendini. Amare son çeyrekte takımın attığı 15 sayının 9'una imza attı ama yaptığı top kayıpları ile daha çok zarar verdi diyebiliriz.

Serinin ilk maçında evinde kaybeden Suns, ev sahibi avantajını rakibine vermişti. 3. maçta ise bu avantajını geri aldı ve serinin 5. maçı Phoenix'de oyanacak. Roy'un dönüşü ile ibre hafiften Portland'ı gösteriyor. Her ne kadar ev sahibi avantajı olmasına rağmen Playoff'lar için yumuşak bir takım olan Suns, genç ve istekli Trail Blazers karşısında başarılı olabilecek mi?...
Read more
0

Charlotte Bobcats: 86 - Orlando Magic: 90

Orlando ikinci tura çok yakın. Deplasmanda Bobcats'i yenerek seride durumu 3-0 yapan Magic, ikinci turdakini rakibini beklemeye koyulmuştur bile.

Serinin ilk maçında olduğu gibi bu maçta da faul problemine Dwight Howard sadece 26 dakika sahada kalabildi. Magic'in önderliğini Jameer Nelson(!) yaptı. Oyununu bir türlü olgunlaştıramaması ile istenilen performansa çıkamayan Nelson, serinin son iki maçında takımını taşıyan isim oldu. Bobcats ise artık havlu atmış sayılırlar.

Orlando Magic'de Jameer Nelson 32 sayı-4 ribaunt-3 asist-4 top çalma ile maçın en skorer ismi oldu. Rashard Lewis sol ayak bileğindeki problem ile oynayarak 4/11 şut yüzdesi ile 14 sayı-6 ribaunt-3 asist üretti. Sahada 26 dakika kalan Dwight Howard ise 13 sayı-8 ribaunt-3 asist-7 blok ile katkı yaptı. Bobcats'de ise Stephen Jackson 19 sayı-4 ribaunt ile, Gerald Wallace ise 13 sayı-8 ribaunt-2 asist-3 top çalma ile mağlubiyeti engelleyemediler.

Jameer Nelson beklenen katkıyı devamlılık sağlayarak yakalayabilen bir oyuncu değildi. Bir maç iyi oynarsa en az 2 maç kötü oynardı. Fakat o da Playoff havasına girmiş gibi gözüküyor. 5/9 gibi iyi bir üçlük atış yüzdesi ile oynadı genç oyun kurucu. Howard ise ilk maçta olduğu gidi yine faul problemine girdi. Fakat yaptığı 7 blok bile yeterli bir katkı oldu bence. Superman bu seride maç başına 6 blok ortalaması ile oynuyor. Bobcats'de ise takımın en etkili isimlerinin kötü şut yüzdesi dikkat çekti. Stephon Jackson %33, Gerald Wallace %25, Raymond Felton ise %35 ile şut attılar. 3-0'dan geri dönmelerini kimse beklemiyor tabii ki. Bakalım Orlando'nun rakibi Atlanta mı yoksa Bucks mı olacak?
Read more
0

Manu Türkiye'ye Gelmeyecek!!

Dünkü maçlardan sonra dikkattimizi (hatta maçlardan bile fazla diyebiliriz) Ginobili'nin bir açıklaması çekti. Arjantin'in bir internet sitesine yaptığı açıklamada bu sene ülkemizde yapılacak olan Dünya Basketbol Şampiyonası'na katılmayacağını belirtmiş. Bu yazı Mayıs ayında dünyaya gelecek ikizleri ile bol bol vakit ilgilenerek geçirmek istiyormuş. Ayrıca bu önümüzdeki iki offseason'da sakatlanmamak için dinlecekmiş. Bu dinlenme sürecinden sonra 2012 Yaz Olimpiyatları'nda Arjantin milli takımındaki yerini alacakmış. Dün gece de burnu kırılan Manu'nun bu kararı ülkesinde çok tartışılacaktır sanırım.

Bu habere bizler de çok üzüldük. Kendisini ülkemizde canlı olarak izlemek isterdik. Bu kararını ise sorgulamak ne denli doğrudur bilemem. Çünkü 2008 Yaz Olimpiyatları'ında sakatlanıp Spurs formasını uzun bir süre giyememişti. Spurs de bu kararı çok beğenmiştir tabii ki. Daha yeni 3 yıllık bir kontrat yaptılar Manu ile. Bu da demektir ki en az 2 sene NBA dışında oluşabilecek sakatlıklardan kurtulacaklar. Arjantin takımı için ise çok kötü bir haber. Manu onlar için bu kadar büyük bir turnuvada çok büyük bir kayıp. Scola, Oberta, Prignioni gibi isimleri olsa da, Del Fino'nun son dönemdeki performansı artmış olsa da Manu gibi bir winner oyuncunun yeri kolay kolay dolmaz. Umarım fikrini değiştirir ama zor gibi gözüküyor.
Read more
1

San Antonio Spurs: 94 - Dallas Mavericks: 90

Gecenin bir diğer çekişmeli maçı da San Antonio'da oynandı. Son oynanan maçta Dallas'da kazanmayı bilen ve ev sahibi avantajını ele geçiren Spurs, evinde ilk oynanan maçı da kazanmayı bildi ve seride 2-1 öne geçen taraf oldu.

Maça hızlı başlayan taraf ev sahibiydi. İkinci çeyrekte farkı biraz kapatan Mavs, üçüncü çeyrek sonunda 4 sayı öne geçmeyi başardı. Ama son çeyrekte özellikle Manu Ginobili'yi ve kötü bir gece geçiren (6/16 şut yüzdesi) George Hill'i durduramayınca maçtan boynu bükük ayrıldı.

Saha avantajını iyi kullanan Spurs'de Tim Duncan 25 sayı ile takımının en skorer ismi oldu. Sakatlıktan yeni çıkan ve kenardan gelen Tony Parker 23 sayı ile takım arkadaşına yardım etti. Manu Ginobili ise attığı 15 sayının 11'ini son çeyrekte kırık bir burunla kaydederek galibiyetin gizli kahramanı oldu. Dallas cephesinde ise serinin ilk maçından bu yana müthiş oynayan Dirk Nowitzki 35 sayı-7 ribaunt-3 asist-2 top çalma maçın en skorer ismi oldu. Kenardan gelen Jason Terry ise 17 sayı ile oynadı.

Spurs avantajı eline aldı ve bunu iyi de kullanacağa benziyor. Ama Nowitzki buna izin verir mi bilmem. Zira sezonun son maçlarında inanılmaz performanslar sergileyen ve buna Playoff'larda da devam eden Alman yıldız buna pek müsade edecak gibi gözükmüyor. Sadece ona yardım edecek tecrübeli arkadaşlara ihtiyacı var ki etrafında Jason Kidd ve Caron Butler gibi isimler var. Jason Terry ise her zaman yaptığı işi en iyi şekilde yapmaya devam ediyor. Kenardan gelip skor üretiyor. Spurs'de ise Duncan eski günlerini hatırlar gibi oldu. Parker ise tekrar ilk beş çıkmak için sabırsızlanıyor adeta. Manu ise tam bir görev adamı. Takımı ne zaman ona ihtiyaç duysa hemen orda bitiveriyor. Atom karınca gibi. Son çeyrekte skor katkısı yapması gerekiyordu ve bunu da başardı. Her takımın ihtiyaç duyduğu bir oyuncu ki kolay kolay da bulunmuyor eşi benzeri. Dallas'ın Nowitzki ve Terry'ya yardımcı olacak oyunculara ihtiyacı var. Spurs'de ise işler çok iyi ve bunu bozmamaları lazım. Ancak dün gece kullandıkları tüm 3 sayılık atışları kaçırdılar (0/7). Bu konuda daha dikkatli olmaları lazım.
Read more
0

Utah Jazz: 105 - Denver Nuggets: 93

Utah evinde kazanmayı bildi. Serinin ikinci maçında Denver'ı deplasmanda mağlup ederek saha avantajını elde eden Utah, evinde oynanan ilk maçı da kazanmayı bildi ve bu avantajını bırakmadı.

Mehmet Okur gibi bir oyuncusunu kaybeden Utah özellikle D. Will ve Paul Millsap'in katkılarıyla bu eksikliği hissetmiyor. Denver'da ise Carmelo ve Billups'a yardımcı bulamadıkları için sıkıntı çekiyorlar.

Utah'da Deron Willams 24 sayı-10 asist-3 top çalma ile double-double yaparken takımının en skoreri de oldu. Kenardan gelen Paul Millsap 22 sayı-19 ribaunt-3 asist-2 top çalma ile "monster" performans sergileri. Carlos Boozer ise 18 sayı-8 ribauntluk katkı yaptı. Denver cephesinde ise Carmelo Anthony 25 sayı-7 ribaunt, Chaunsey Billups ise 25 sayı-5 ribaunt-3 asist ile oynadı.

Utah Memo'yu kaybettikten sonra onun boşluğunu Fesenko ve Millsap ile çok iyi kapatıyor. Özellikle dün geceki maçta Millsap 11/14 şut yüzdesi ile oyanadı ve 6'sı hücum olmak üzere 19 ribaunt aldı. D. Will ise kumanda koltuğunda o kadar ihtişamlı oturuyor ki... O'nu izlemek hakikaten zevk veriyor insana. Öbür tarafta işte işler biraz farklı... K. Mart'ın sakatlıktan döndüğüne sevinen Denver yönetimi bence üzülmeli. Çok formsuz. Savunmada çok korkak. Hücumda da etkisiz. Melo ve Billups bildiğimiz gibi atmaya devam ediyorlar. Ama onlara yardımcı bir oyuncu gelmiyor son iki maçtır. Serinin ilk maçında J.R. Smith'in katkısıyla 1-0 öne geçmişlerdi ama sonraki iki maçta hiç katkı gelmeyince kenardan, Utah önce ev sahibi avantajını yakaladı sonra da 2-1 öne geçti. Bakalım Utah kendi evinde seriyi bitirebilecek mi... Yoksa seri uzayacak mı...
Read more
0

Boston Celtics : 100 - Miami Heat : 98

Uzun zamandır dün geceki Boston-Miami maçı kadar büyük bir çekişmenin yaşandığı bir maç izlemediğim için sabaha kadar oturup cumartesi günümün ölmesine üzülemiyorum bir türlü. Dün gece yaşananlar dönüyor kafamda.

Bu seride Boston'un oyuncu kalitesi açısından bir adım önde olduğunu ilk yazımda da yazmıştım. Zaten bu herkes tarafından görülebilen bir gerçekti. Fakat ben bu serinin 3-0'a gelebileceğini açıkçası tahmin etmiyordum. Miami'nin en azından kendi evindeki 3. maçı kazanabileceğine hatta Boston'u bu seride daha fazla zorlayacağına inanıyordum. Zorlu da bir mücadele oldu aslında ama seriye bakıldığında 3-0 net bir sonuç. Miami bu saatten sonra geri dönebilirmi? Çok geç. NBA tarihinde Playoff'larda 3-0 geriye düşen hiç bir takım turu geçememiş. Artık bu seriyi Boston geçti dyebiliriz.

Dün gece ne mi oldu? Miami kazanabileceği bir maçı elleriyle Boston'a verdi. Takımın önemli isimlerinin (Wade dışında) bu kadar etkisiz olabileceğini maçtan önce söyleseler inanmazdım muhtemelen. Quentin Richardson ve Jermaine O’Neal aldıkları süre boyunca takımlarına neredeyse hiç bir şey vermediler.

Maç 3 kere iki takım arasında gitti geldi. İlk önce 3. çeyrek başında Heat oyunu domine etti ama Boston'un geri döneceği apaçık ortadaydı. Hücumda Miami çok adama hücum ederken (zorlama şutlar, Wade in pota altında aradığı sayılar) Boston'da ortaya çıkan sıcak eller (Ray Allen, Paul Pierce) iyi yüzdeyle attıkları şutlarla maça yeniden ortak oldular hatta farkı 9 sayıya kadar çıkardılar.

Fakat Miami yine pes etmedi. Wade ve arkadaşları maça tekrar tutunmaya çalışsalarda Miami'deki tutukluğu gözle görmemek neredeyse imkansız. Ellerinden gelen en iyi mücadeleyi sahaya yansıtmaya çalışan fakat, normal sezondaki Miami'yi mumla aratan bir mücadele sergileyen taraf Heat oldu. Kafa kafaya geçen son çeyrekte hücumda kullandıkları serbest atışlarda box out yapmayı unutan Miami'liler, savunmada da box out yapmayı unutunca, rakibin elinin boş döneceği hücumlarda savunma ribauntlarını Rajon Rondo'ya hediye etmesiyle Boston'u eli boş göndermediler. Rajon Rondo ribauntları aldı, dışarıdaki boş adamlarda cezayı kesmemezlik etmediler. Bu bölümde yapılan kritik hatalar Miami'nin kaybetme sebeplerinden birisi olarak gösterilebilir.

Son 1 dakika içinde yaşanan maçı kazanma mücadelesini Miami acemice Boston'a kaybetti diyebiliriz. İki ne yapmaya çalıştıkları anlaşılamayan hücumda Miami eli boş döndü. Son 30 saniyede maç berabere iken Wade'in kullandığı 3 sayılık atış isabetsiz olunca son 10 saniyede Boston elinde top ve karşısında kazanılacak bir maç buldu. Paul Pierce takımın lideri olduğunu Playoff'un hemen başında son saniyede kullandığı şut tercihiyle bir kez daha gösterme ihtiyacı duymuş olacak ki, küçük bir şov yapmaktan geri durmadı. Pierce son 0.6 saniyede elinden çıkardığı uzak mesafe şut ile hem rakibine süre bırakmadı hemde sayıyı yaptı. Top çemberden geçtiğinde yanan kırmızı ışıkların cazibesi çekmişti onu sanırım.

Bu saatten sonra Miami'nin geri dönme ihtimali yok fakat ben onlardan Playoff'larda daha farklı şeyler beklerdim açıkçası. Bu kadar iyi bir savunma takımının bu kadar kötü savunma yapması anlaşılır gibi değil.

Heat'te Wade 34 sayı ile maçın en skorer ismi olurken 8 asistiyle de kazanmak için herşeyi yaptı diyebiliriz. Skora ondan başka doğru düzgün başka katkı sağlayabilen olmayınca kazanamadılar demek pek doğru olmayabilir ama maalesef başka 20 sayı barajına yaklaşanda olmadı. Bostonda ise Pierce 32 sayı 8 ribaunt la oyunu domine ederken, Ray Allen da 25 sayıyla arkadaşına destek oldu. Serinin kilit isimlerinden biri olan Kendrick Perkins sayı üretemezken 12 ribaunt ile oynadı.
Read more
0

Chicago Bulls: 108 - Cleveland Cavaliers: 106

Chicago did it again!! Geçen seneki Playoff ilk turunda Boston'a yapacağını yapan Bulls, bu sene de Cavs'den bir maç çalmayı başardılar. Gerçi benim beklentim Bulls'un en az iki maç kazanacağı yönünde bu seride ama Lebron ve saz arkadaşları seriye öyle bir başlangıç yaptılar ki, kimse Bulls'un yüzüne bakmaz oldu.

Aslında maça hızlı başlayan taraf Cavs oldu. İlk çeyrekte 11 sayı fark atan NBA lideri, 2. ve 3. çeyreklerde bu farkın kapanmasını engellediler. Son çeyreğe 11 sayı farkla önde girmelerine rağmen Rose ve arkadaşlarının son çeyrekteki üstün performansı ile mağlubiyetten kurtulamadılar.

Ev sahibi ekipte Derrick Rose 31 sayı-7 ribaunt ile takımının en etkili ismi oldu. İlk iki maçta etkisiz görünen Kirk Hinrich 27 sayı-5 ribaunt-5 asist ile, Luol Deng 20 sayı-3 ribaunt ile, Joakim Noah ise 10 sayı-15 ribaunt ile katkıda bulundular. Cavs cephesinde ise Lebron James 39 sayı-10 ribaunt-8 asist-2 top çalma-3 blokluk canavar performansı galibiyet için yeterli olmadı. Mo Williams 21 sayı ile oynarken, Antawn Jamison 19 sayı-11 ribaunt ile katkı yaptı.

Chicago son çeyrekte oyuna konsantre olarak geriden gelip maçı almayı bildi. Bunda en büyük etken Shaq'ı durdurabilmeleri ve Kirk Hinrich'in serinin ilk iki maçındaki üstündeki ölü toprağını atarak 9/12 gibi çok iyi bir şut yüzdesi ile oynamasıydı. Ama hala Lebron'u savunmakta güçlük çekiyorlar. Gerçi onu savunmakta kim güçlük çekmiyor ki? Bir de Bulls'un maçta 8 kişilik bir rotasyon kullandığını belirtmek lazım. Sakatlıktan dolayı herhangi bir eksikliği olmayan takımda koç Del Negro'nun neden böyle bir karar aldığını merak ettim doğrusu. Evinde oynanan ilk maçı zor da olsa kazanmayı başaran Bulls, bakalım "Lebron ve Dadaşlar"a ne kadar dayanabilecekler...
Read more
0

NBA TV'de Bu Ay


18 Nisan Atlanta - Milwaukee 00.30
19 Nisan Phoenix - Portland 05.30
20 Nisan Denver - Utah 05:30
21 Nisan Atlanta - Milwaukee 02.00
21 Nisan Phoenix - Portland 05.00
22 Nisan Orlando - Charlotte 02.00
23 Nisan Portland - Phoenix 05.00
24 Nisan Utah - Denver 05:30
24 Nisan Portland - Phoenix 23.30
25 Nisan Chicago - Cleveland 22.30
27 Nisan Charlotte - Orlando 03.00
Read more
0

21 Nisan 2010 / Top 5

Read more
1

Memo'nun Doktorundan Açıklama


Utah Jazz'da forma giyen milli pivot Mehmet Okur’un Türkiye’deki doktoru Prof.Dr.Mustafa Karahan, Jazz'ın takım doktoru Lyle Mason ile yaptığı görüşmeden sonra yıldız oyuncunun son durumu ile ilgili resmi açıklamayı yaptı.

Mehmet Okur’un resmi internet sitesinde yer alan açıklamada ameliyat sonrası tedavinin de Memo'nun en kısa zamanda sağlığına kavuşması açısından önemli olduğunu vurgulayan Karahan şunları kaydetti: “Utah Jazz takım doktoru Dr. Lyle Mason ile yaptığım telefon görüşmesinde Mehmet Okur'un Denver Nuggets maçında sol aşil tendonunu kopardığını öğrendim. Aşil tendonu kas tendon bileşkesine yakın bir bölgeden kopmuş ve bu hafta içerisinde aşil tendon onarımı yapılması planlanıyor."
Read more
0

Yılın Koçu; Scott Brooks !!!


NBA'de yılın koçu ödülü sezonun flaş ekibi Oklahoma City Thunder'ın koçu Scott Brooks'un oldu. Oylamada 480 puan alan Brooks, Scott Skiles ve Nate McMillan'ın önünde bu ödülü almaya hak kazandı.

Thunder'ı tarihin en kötü başlangıçlarından birini yaptığı (3-29, 2008-2009 sezonu) sezondan hemen sonra 50 galibiyet alan bir takım haline getirmeyi başaran Brooks, bu genç kadronun gelişmesi ve önümüzdeki yıllara damga vurabilmesi için gerçekten sıkı çalışıyor. Genel menejer Sam Presti Brooks hakkında, " her zaman daha iyisini yapabilmek için çabalıyor ve bunun için her yolu deniyor" demiş.

Bence de sonuna kadar hakedilmiş bir ödül he bu ödülü Scott Skiles alsa da aynı şeyleri söylerdim muhtemelen çünkü iki koç da sezon başında lottery takımı gözüyle bakılan takımlarını play off'a taşımayı başardılar.
Read more
0

Orlando Magic: 92 - Charlotte Bobcats: 77

Gecenin diğer maçında, Oralndo'da Magic Bobcats'e şans tanımadı. İlk maçın sonlarına doğru direnç gösterseler de maçı kazanamayan Bobcats, serinin ikinci maçında bu kez direnemedi ve seride 2-0 geriye düştü.

Aslında Orlando'dan beklenen bu seride Bobcats'i süpüremesi. İlk maçta Gerald Wallace'ın müthiş oyunu ile ayakta durmaya çalışan fakat Orlando'ya yetişmeyi başaramayan Bobcats, bu maçta daha uzak kalmış rakibine.

Ev sahibi ekipte ilk 5 oyuncularının tamamı çift haneli skorlar üretirken Vince Carter 19 sayı-5 ribaunt-3 asist-2 top çalma ile en skorer isim olurken, Dwight Howard 15 sayı-9 ribaunt-2 top çalma-2 blok ile galibiyette pay sahibi olan diğer isimdi. Charlotte cephesinde ise Stephen Jackson 27 sayı-3 ribaunt-3 asist ile maçın en skorer ismi olmasına rağmen 7 top kaybı yaptı. İlk maçın tıldızı Gerald Wallace ise 15 sayı-6 ribaunt-4 blok ile ilk maçtaki performansından uzak kaldı.

Bu sonuçla Orlado seride 2-0 öne geçti. Ben Bobcats'in pek direnç gösterebileceğini sanmıyorum ve süpürüleceğini düşünüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Read more
1

Dallas Mavericks: 88 - San Antonio Spurs: 102

Çeyrek finallerin en çekişmeli serisine sahne olacak olan karşılaşmada, Spurs deplasmanda Mavs'i devirerek seride eşitliği sağladı ve saha avantajını elde etti.

Normal sezon bitmeden önce blogda bunu yazıp çizmişti, Batı'daki yer apma savaşında Spurs'den kaçılması gerekir diyerekten. Ama Dallas bizi pek dinlememiş. Ben şahsen Lakers-Spurs eşleşmesi isterdim ama Mavs-Spurs serisi de tadından yenmeyecek gibi duruyor.

Maçın kazanılmasında en büyük etken eski günlerini hatırlayan Tim Duncan oldu. 25 sayı-17 ribaunt ile müthiş bir performans gösteren tecrübeli forvete Manu Ginobili 23 sayı-5 ribaunt-5 asist-2 top çalma ile eşlik etti. Richard Jefferson ise 19 sayı-7 ribaunt ile oynadı. Dallas cephesinde ise kenardan gelip ilk 5 oyuncularından daha fazla süre alan Jason Terry 27 sayı ile maçın en skoreri olsa da galibiyeti getiremedi. İlk maçın kahramanı Dirk Nowitzky 24 sayı-10 ribaunt-4 asist ile, Caron Butler ise 17 sayı-7 ribaunt ile oynadı.

San Antonio'ya taşınan seride bakalım bizi ne kadar çekişmeli maçlar bekliyor...


Read more
1

Oklahoma City Thunder:92 - Los Angeles Lakers:95


Lakers Oklahoma'yı çekişmeli geçen maçta 95-92 yenerek seride 2-0 öne geçti. Son dakikası heyecan fırtınasına sahne olan maçta önce Kevin Durant sonra da Jeff Green 3 sayılık atışlardan yararlanamadılar ve maçı takımlarına kazandırabilmek adına yakaladıkları fırsatı teptiler.

Maçın yıldızı şüphesiz ki 39 sayı 5 ribaund üreten Kobe Bryant oldu. Pau Gasol ise 25 sayı ile Kobe'nin en büyük yardımcısı oldu skorda. İlginç bir not ise, bu ikili dışında çift haneli rakamlarda sayı üretmeyi başarabilen Lakers oyuncusu olmadı bu maçta.

Diğer tarafta ise 32 sayı 8 ribaund 4 blok üreten Kevin Durant'in ve 19 sayı bulan Westbrook'un performansları yeterli olmadı.

Serinin gidişhatına bakarsak Oklahoma'da gerçekten güzel ve çekişmeli maçlar izleyebileceğiz gibi geliyor bana. Thunder şu ana kadar 2 maçta da baskıyı iyi idare etti. Fakat Lakers hem tecrübe hem de kadro kalitesi olarak onlardan daha iyi olduğundan seri 2-0 ' a geldi. Durant ise her ne kadar iki maçta toplan 56 sayı atsada(24 ilk maç-32 ikinci maç) düşük yüzdeyle şut atıyor ve çok fazla top kaybı yapıyor. ( 4 ilk maç- 8 ikinci maç)

Bakalım Thunder kendi evinde Lakers karşısında galibiyete ulaşabilecek mi?
Read more
0

Phoenix Suns: 119 - Portlans Trail Blazers: 90

İlk maçta ev sahibi avantajını Portland'a kaptıran Suns, ikinci maçı kazanıp seriyi 1-1 eşitliğe getirmeyi başardılar.

Maça hızlı başlayan taraf Phoenix oldu. Steve Nash ilk çeyrekte tam 9 asist yaptı. Çeyreğin sonunda Portland Camby ve Fernandez'in çabaları ile farkı azaltmaya çalışsa da ilk çeyrek 32-26 Suns üstünlüğü ile geçildi. iinci çeyreğe de Phoenix hızlı baladı. İkinci çeyreğin 3. dakikasında farkı 11'e taşıdılar. Çeyrek sonuna kadar karşılıklı basketlerle geçen maçta ikinci yarıya 63-49 Phoenix üstünlüğü ile girildi. İkinci yarının başında hücumda Suns'a cevap vermeye çalışan Portland bunda başarılı olamadı. Savunmada da iyi iş çıkaramayınca fark daha da açıldı. Son çeyreğe girilirken skorda 94-68 Suns üstünlüğü vardı.

Son çeyrekte oyunu dengelemeyi başaran Portland, bunun geç olduğunu maç sonuçlanınca fark etti ve maçı Phoenix 119-90 kazandı.

Ev sahibi ekipte Jason Richradson 29 sayı-6 ribaunt ile maçın en skorer ismi oldu. Grant Hill 10/11 gibi çok iyi bir şut yüzdesi ile 20 sayı atarken 8 de ribaunt çekti. Amare Stoudamire ise 18 sayı-7 ribaunt-3 asist ile oynarken, Steve Nash ise 13 sayı-16 asist ile double-double yaptı. Portland'da ise Kenardan gelen Martell Webster 16 sayı ile takımının en skoreri oldu.

Phoenix aldığı bu galibiyet ile seride 1-1'lik eşitliği sağladı ama saha avantajı Trail Blazers'ın elinde. Eksik olan Portland bu avantajı kullanabilecek mi ya da Phoenix bu amçta olduğu gibi hücum gücünü etkili kullanabilecek mi bunu serinin ilerki maçlarında görücez...
Read more
0

Atlanta Hawks: 96 - Milwaukee Bucks: 86

Atlanta, Bucks'ı mağlup ederek ev sahibi avantajını rakibine kaptırmadı.

Maça hızlı başlayan taraf ilk maçta da olduğu gibi Atlanta'ydı. İyi savunma yaparak ve hücumda özellikle Josh Smith ile etkili olarak başladılar ve ilk çeyreği 8 sayı farkla 20-28 önde geçtiler. İkinci çeyrek Bucks'ın 11-2'lik serisi ile başladı. Maçın başından beri Milwaukee ilk defa çne geçti (32-30). Bu seriye Atlanta'dan cevap gecikmedi ve 41-34 ile tekrar öne geçmeyi başardılar. İlk yarı Joe Johnson'ın son saniyedeki iki sayılık basketi ile 52-46 Hawks üstünlüğü ile sona erdi. İlk yarıda Bucks, ilk maça göre daha gayretli gözüktü. En azından farkın fazla açılmasını engellediler.

İkinci yarıya Atlanta hızlı başladı ve farkı 15 sayıya kadar çıkardı. Bunun üzerine Milwaukee mola aldı fakat moladan sonra hızlı bir giriş yapmalarına rağmen yine de etkili olamadılar. Hücumda Josh Smith'i durduramayınca ve Brandon Jennings etkisiz oyunu da buna takılınca son çeyreğe 76-62 Hawks üstünlüğü işe girildi. Son çeyrekte Milwaukee kıpırdansa da çabaları maçı kazanmak için yeterli olmadı ve Atlanta maçı 10 sayı farkla 96-86 kazanarak seride 2-0 öne geçti.

Hawks cephesinde Joe Johnson 27 sayı-4 ribaunt-6 asist ile maçın en skorer isim olurken ilk maçta 34 sayı bulan Jennings'e yaptığı savunma ile maçın gizli kahramanıydı. Atlanta'da maçın kahramanı ise Josh Smith oldu. 21 sayı-14 ribaunt-9 asist- 2 top çalma-2 blok ile tek bir asist yüzünden triple-double'ı kaçırdı. Al Horford ise 20 sayı-6 ribaunt ile oynadı. Bucks'da ise John Salmons 21 sayı ile takımının en skorer ismi olurken, temsilcimiz Ersan İlyasova 13 sayı-15 ribaunt (7 ofansif) ile etkili bir performans sergiledi. İlk maçın en skorer ismi Brandon Jennings ise 3/15 gibi çok kötü bir şut yüzdesi ile 9 sayıda kaldı. Bunda Joe Johnson'ın efektif savunması çok etkiliydi.

Atlanta evindeki ilk iki maçı kazanarak saha avantajını elinde tutuyor. Bucks ise hala o maç kazandıracak hareketliliği yakalamış değil. Seri 4-0'a doğru gidiyor...
Read more