RSS
email
0

22 Mart 2010 / OKC: 96 - SAS: 99


Batı Konferansı'nın iki iddialı ekibinin karşılaştığı maçta San Antonio Spurs deplasmanda, Oklahoma City Thunder'ı 99-96 lık skorla geçmeyi başardı.

Maça hızlı başlayan Oklahoma City, süper yıldızı Kevin Durant'in ürettiği 15 sayı sayesinde 2. periyoda 9 farkla önde girmeyi başardı. (34-25) Thunder 2. çeyrekte farkı bir ara farkı 14 sayıya kadar çıkarmayı başarsada, Roger Mason ile arka arkaya üçlükler bulan San Antonio Spurs farkı 3 sayıya kadar indirdi ve ilk devre 59-56 lık Oklahoma City üstünlüğe ile sonuçlandı.

3. çeyreğe hızlı başlayan Spurs Duncan'ın basketi ile periyodun bitimine 8 dakika kala 67-65 öne geçmeyi başarırken, son periyoda da 5 sayılık avantajla girdi. (81-76) Büyük çekişme içinde geçen 4. periyotta Kevin Durant ile sayılar bulan Oklahoma City skora dengeyi getirmeyi başarsada önemli hücumlardan eli boş dönünce ve maç 99-96 lık Spurs üstünlüğü ile sona erdi.

Manu Ginobili maçın son dakikasında kullandığı 4 serbest atışta da hata yapmazken, maçı 21 sayı 5 ribaund 5 asist ile tamamladı. Galibiyetin diğer bir mimarı ise 27 sayı üreten çaylak guard George Hill oldu.

Thunder cephesinde ise 45 sayı 8 ribaund ile maçın yıldızı olan Kevin Durant'ın bu muhteşem performansı galibiyet için yeterli olmadı.

Bu sonuçla Spurs galibiyet sayısını 42 ye çıkartarak Thunder'ı yakaladı ve Batı konferansında 6. sıraya yükseldi.
Read more
0

NBA TV / 23 MART


Milli basketbolcumuz Mehmet Okur'un sakatlığından sonra oynayıp oynamayacğı kesinleşmeyen maçta Utah, Celtics'i konuk edecek.

Utah Jazz - Boston Celtics 03:00
Read more
1

"THE MAILMAN ALWAYS DELIVERS"

Bir çoğumuz onu Jordan'a karşı şampiyonluk mücadelesi verdiği yıllardan hatırlıyoruz. Stockton'un verdiği pasları adrese teslim etmesi sebebiyle The Mailman (postacı) lakabını alan Karl Malone'un şüphesiz en büyük şanssızlığı NBA'in efsane oyuncusu Michael Jordan ile aynı şeyi hedeflemekti; şampiyonluk yüzüğü...

1985 yılında Utah Jazz tarafından 13. sırada draft edildiği zaman, onu es geçen 12 takım, Nba tarihinin en iyi power forvetlerinden birini kaçırdığının farkında değildi.

İlk sezonunda 14.9 sayı, 8.9 ribaund ortalamaları yakalayan Malone, ligde 2. yılını geçiren oyun kurucu John Stockton ile birlikte başarılı bir sezon geçirdi.

Malone'un çaylak sezonundan sonra, ondaki potansiyeli gören Jazz yetkilileri takımın yıldız forveti Adrian Dantley'i Detroit Pistons'a gönderdi ve Malone-Stockton ikilisinin etrafında yeni bir yapılanmaya gitti. Böylece "Stockton to Malone" olarak adlandırabileceğimiz yeni bir çağ başlamış oldu.


88 sezonunda Stockton'un liderliğinde oluşan Jazz hücumlarının bir numarlı opsiyonu haline gelen Malone, ilk kez All Star seçilme başarısını gösterdi. Aynı sezon 27.1 sayı ortalaması yakalayarak Nba'in en iyi beşine seçildi.

Bir sonraki sene sayı ortalamasını 29.1 e çıkartan The Mailman, bu kategoride Jordan'ın ardından 2. sırada yer alırken maç başına 10.7 ribaund ortalaması yakalamayı başardı. Aynı sezon All Star maçında 28 sayı, 9 ribaund, 3 asistlik performans sergileyerek maçın en değerli oyuncusu seçildi. Utah Jazz sezonu 51-31 lik bir dereceyle bitirmesine karşın, play off ilk turunda Golden State Warriors'a 3-2 elenmekten kurtulamadı.

Jerry Sloan'ın pick and roll hücumunu mükemmel oynayan Stockton-Malone ikilisi, Utah'ı Nba'in saygı duyulan ekiplerinden biri haline getirdi.

1996 yılına kadar performansını sürekli artıran Malone 1994 ve 1996 yıllarında takımını Batı Konferansı finallerine çıkarmayı başardı. Fakat Utah Jazz, 94 te şampiyon Houston Rockets'a, 96 ise Gary Payton'lı Supersonics'e elenmekten kurtulamadı.


97 sezonunda 27.4 sayı ortalaması ile oynayarak Utah Jazz'ın sezonu 64-18 lik bir dereceyle bitirmesinde büyük rol sahibi oldu. Bu performansı ile normal sezon MVP ödülünü kazanan Malone kariyerinde bir ilki gerçekleştirmiş oldu. İlk iki turda Clippers ve Lakers'ı eleyen Jazz, Batı finalinde Houston Rockets ile karşılaştı. Hakeem Olujuwon, Charles Barkley ve Clyde Drexler gibi yıldızlara sahip olan Houston'u 6 maç sonunda eleyen Utah finallerde Michael Jordan'lı Bulls'un rakibi oldu. Final serisine deplasmanda oynadığı ilk iki maçı kaybederek başlayan Jazz, kendi evinde Malone'un (3. maç 37, 4. maç 28 sayı) etkileyici perfomanslarıyla seriyi eşitlemeyi başarsada, Chicago'da oynanan maçlardan galibiyet çıkaramadı ve rakibine 4-2 mağlup oldu.

Bir sonraki sezonda da kaldığı yerden devam eden Jazz, 62 galibiyet almayı başararak sezonu Nba lideri olarak tamamladı. Maç başına 27 sayı ortalaması tutturan Karl Malone, MVP oylamasında Michael Jordan'ın ardından 2. sırayı aldı. Playoff'larda Rockets, Spurs ve Lakers'ı eleyerek finale çıkan Jazz'ın rakibi yine Chigaco Bulls oldu. Bu sefer seriye ev sahibi avantajıyla çıkan Jazz ilk maçı kazansada, seriyi hatıralarımızdan asla silinmeyecek olan Michael Jordan'ın " The Last Shoot" u yüzünden 4-2 kaybetti.


99 yılında lokavt sebebiyle 50 maç oynanan kısa sezonda Utah Jazz 37-13 lük bir derece elde ederken, Karl Malone kariyerinde ikinci kez MVP ödülünü kazanmayı başardı. Fakat Playoff ikinci turunda Portland'a elenen Utah için geç başlayan sezon erken kapandı. Daha sonraki birkaç yılda düşüşe geçen Jazz ve Malone kayda değer bir başarı yakalayamadı.


2003 sezonun sonunda takımıyla sözleşmesi sonra eren Karl Malone, kariyerinin son demlerinde bir şampiyonluk yüzüğü kazanabilmek adına ligin en iddialı takımı Los Angeles Lakers'a katıldı. Fakat final serisinde Lakers'ı 4-1 ile geçen Detroit Pistons, Postacı'nın şampiyonluk sevinci yaşamasına izin vermedi.

2005 yılında emeklilğini açıklayan Karl Malone'u kadrosuna katmak isteyen Spurs yöneticileri onu basketbola dönmeyi ikna edemeyince, Malone'un 1985 yılında başlayan Nba kariyeri noktalandı.

Karl Malone'un kariyerinden bazı notlar;

  • 1997 ve 1999 yıllarında NBA'de en değerli oyuncu seçildi.
  • 11 kez NBA'in en iyi beşine, 2 kez en iyi ikinci beşine bir kez en iyi üçüncü beşine seçildi.
  • 3 kez NBA'in en iyi savunma beşine, 1 kez de en iyi ikinci savunma beşine seçildi.
  • 1996 yılında aktif kariyeri devam ederken tüm NBA tarihinin en iyi 50 oyuncusundan biri seçildi.
  • 1992 ve 1996 yıllarında "Rüya Takım" ile iki kez olimpiyat altın madalyası kazadı.
  • 14 defa All-Star kadrosuna alındı. 1989 ve 1993 yıllarında All-Star'da MVP seçildi.
  • Tüm zamanlarda en çok savunma ribauntu alan oyucudur. Ayrıca Kareem Abdul-Jabbar'dan sonra tüm zamanların en çok sayı atan 2. oyuncusudur.
  • Kariyerinde çıktığı 1476 maçta, 25 sayı, 10.1 ribaund ortalaması ile oynamıştır.
  • Utah kariyeri boyuncu giydiği 32 numaralı forma 23 mart 2006 da Jazz tarafından emekliye ayrılmıştır. Ayrıca aynı tarihte bronz bir heykeli John Stockton'ın heykelinin hemen yanında Energy Solutions Arena'nın güney girişinde yerini almıştır.


Read more
0

21 Mart 2010 / CLE: 104 - DET: 79


Cavs, kendi evinde oynadığı maçta Pistons'ı 25 sayı farkla 104-79 yenmeyi başardı.

İlk çeyrekte Lebron, Mo Williams ve Jamison ile etkili olan Cavs'e; Maxiell ve Hamilton ile cevap vermeye çalışan Detroit bunda pek başarılı olamadı ve ilk çeyrek 28-20 Cleveland üstünlüğü ile geçti. İkinci çeyreğe Varejao'nun smacı ile başlandı. İkinci çeyrek karşılıklı sayılarla geçilirken, ikinci yarıya 53-41'lik Cavs üstünlüğü ile geçildi.

Üçüncü çeyrek Maxiell'ın sayıları ile başlarken, Cavs bu sayılara Hickson, Parker ve Mo Williams ile karşılık verdi. Maxiell'ın çabaları bu üçlüye cevap vermeye yetmeyince fark büyüdü ve üçüncü çeyrek 81-59 Cleveland üstünlüğü ile sonuçlandı.

Son periyoda rahat başlayan Cavs, pota altında Varejao ve Powe ile sayılar bularak başladı. Bu basketlere Summers ve Villanueva ile cevap vermeye çalışan Pistons, bunda başarılı olamadı ve Cavs maçı 104-79 kazandı.

Cavs'de 6 isim çift haneli sayılara ulaşırken, Leon Powe 16 sayı-7 ribaunt ile takımının en skorer ismi oldu. Lebron 15 sayı, 3 ribaunt ve 7 asist ile oynarken, Mo Williams 15 sayı, 4 ribaunt ve 3 asist ile katkı yaptı. Detroit cephesinde ise Jason Maxiell 16 sayı-9 ribaunt ve Charlie Villanueva 11 sayı-5 ribaunt ile yaptıkları katkılar galibiyet için yeterli olmadı.

Cavs yoluna devam ediyor, Detroit ise bu sezon başında oynadığı Ben Gordon - Charlie Villanueva kumarının tutmadığını bir kez daha anlıyor. Pistons'ın eski günlerini özlüyoruz...
Read more
0

21 Mart 2010 / SAC: 102 - LAC: 89


Batı Konferansı'nın alt sıralarında birbirini takip eden iki takımın mücadelesinde, Beno Udrih ve Carl Landry nin etkili oyunuyla fırtına gibi başlayan Sacramento Kings, Clippers2ın hücumda topu iyi kullanamaması sonucu ilk çeyreği 13 sayı farkla 32-19 önde tamamladı. İlk çeyrekte Eric Gordon la etkili olmaya çalışan Clippers karşısında Kings hücumda kolay sayılar buldu. İkinci çeyreğe daha istekli başlayan Clippers Baron Davis ile bulduğu sayılarla farkı kapatmaya çalışsa da Udrih'in ilk yarıdaki 16 sayı-4 asistlik performansıyla ilk yarıyı 9 sayı farkla 56-47 geride tamamladı.

Üçüncü çeyreğe kaldığı yerden devam eden Kings, Clippers'ta Eric Gordon ve Rasual Butler'ın hücumda kullandığı toplardan eli boş dönünce farkın kapanmasına izin vermedi. İlk yarıdaki etkili performansı devam eden Beno Udrih 3. çeyrekte 18 sayı ve 10 asiste ulaşarak double double yaptı. Kings te Carl Landry nin de skora katkı sağlamasıyla Clippers karşısında farkı 12 sayıya çıkardı ve 4. çeyreğe 81-69 önde girdi.

4. çeyreğe etkili başlayan Clippers ard arda Craig Smith ve Steve Blake ile iki üçlük birden bularak farkı 6 ya indirip maça ortak olmaya çalışsa da Kings farkın daha fazla kapanmasına izin vermedi ve baştan sona önde götürdüğü karlşılaşmayı 102-89 kazandı.

Kings in bu kolay galibiyetinde en büyük pay 20 sayı, 17 asistle double double yapan Beno Udrih'e ait iken, son takasla soluğu Kings'te alan Carl Landry de yeni takımına uyum sağlamış bir görüntü sergileyerek maçı 24 sayı, 6 ribauntla tamamlayarak maçın en skorer ismi oldu. Clippers'ta ise Eric Gordon 23 sayı,4 asist 4 reboundla tamamladı.

Bu galibiyetle batı konferansında play-off lara katılma şansı bulunmayan iki takımından Kings ile bir üst sırada bulunan rakibi Clippers arasında iki galibiyet fark kaldı.
Read more
0

21 Mart 2010 / IND: 121- OKC: 101


Doğu da play off iddiası kalmayan Indiana Pacers, sezonun flaş takımı Oklahoma City Thunder'ı 121-101 skorla geçerek rahat bir galibiyet aldı.

Maçın ilk çeyreğini Earl Watson ve Danny Granger'ın skorer oyunu sayesinde 32-25 önde kapatan Pacers, 2. çeyreğin başında Roy Hibbert'ın arka arkaya buldğu sayılarla farkı 11 e kadar çıkarmayı başardı. Periydoun kalan bölümünde Troy Murphy'den de katkı alan Indiana soyunma odasına 59-58 lik üstünlükte girdi.

3. çeyrekte etkili oyununu sürdüren Pacers farkı artırdı ve son çeyreğe 19 sayılık bir avantajla girdi. (93-74)

Oklahoma City, bitse de gitsek tadında oynanan son periyotta da farkı kapamayı başaramayınca maç 121-120 Indiana Pacers üstünlüğü ile sona erdi.

32 sayı 7 ribaund ile maçın yıldızı Danny Granger olurken, ligde 2. yılını geçiren genç pivot Roy Hibbert 20 sayı 8 ribaund, veteran Troy Murphy ise 22 sayı 13 ribaund ile Indiana'nın diğer etkili isimleri oldular.

Thunder adına maçın en skorer oyuncusu 20 sayı üreten Jeff Green oldu, Kevin Durat ise 4/16 saha içi isabeti ile oynadığı maçta sadece 16 sayı üretebildi.

Oklahoma City Thunder bu mağlubiyetle Phoenix Suns'ın yarım galibiyet arkasına düşerken, San Antonio Spurs ve Portland Trail Blazers'ın nefesini ensesinde hissetmeye başladı.
Read more