RSS
email
0

11 Nisan 2010 / CHI : 104 - TOR: 88

Son bir ayın belkide en önemli karşılaşmasıydı Toronto-Chicago maçı. Playofflar'da sezona devam edecek 16 takımın 15'i Playoff biletini almışken doğunun 8. si son maça kadar belli olmayacak gibi görünüyor. Chicago ve Toronto arasında yaşanan çekişme gerçekten heyecan verici bir hal aldı. Uzun zamandır 8. lik kürsüsünde bulunan Toronto'da, son bir ayda yaşananları bilmeyen kalmadı. Hido krizi, Chris Bosh'un sakatlığı, Hido'nun sakatlanıp geri dönmesi, problemli bir taraftar topluluğu Toronto bileti aldı alacakken takımın zaten aksayan sistemini hepten yoketti.

Tabii ki durumun buraya gelmesinde Chicago'nun da payı büyük. Dün geceki mücadelede son 4 maçını kaybetmiş Toronto Bosh'suz ve hala savunmasız olarak Chicago ile baş edemeyecek gibi duruyordu. Ve aslında beklenen oldu. Takıma önemli bir kontrat ile katılıp üzerinde büyük bir beklenti olan Hido'nun aslında yaptığı yanlış tercihin kurbanı olduğunu bir kez daha gördük dün akşam. 19 ribaunt, 9 asist!!!

Hidayetin Orlando'da ortaya koyduğu performans aslında sistemin bir parçası olduğunda ne kadar verimli bir dişli olduğunun bir kanıtıydı. Üzerine düşen görevi en iyi şekilde değerlendiren ve kategori olarak gerçekten NBA'in en önemli sistem oyuncularından biri olan Hido, iyi bir kontrat ile “topu al ve bize birşeyler ver adamım” mantığına imza attı. Orlando'da topun el yaktığı dakikalarda son topları kullanan, gerektiğinde skorer, gerektiğinde savunmacı olarak bir süper star rolü biçti. Bu oyun stili Toronto'ya geldiğinde takımda ve taraftarda büyük beklentiler oluşturdu. . Bu da Hidayet'i olduğundan farklı bir yere koydu.

Toronto'nun sezon başından beri belkide NBA'in en kötü savunma anlayışına sahip takımı olması, hücumdaki silahı Bosh'un sakatlığıyla birleşince, ortaya Playoff'u kaldıramayacak bir takım görüntüsü bıraktı.

Dün geceki karşılaşmaya gelirsek eksik olan tek şey Chris Bosh'tu. Derrick Rose'un gün geçtikçe eksik olan liderlik vasfını kaazanmaya başlaması, takımını sürüklemesi Chicago'yu Playoff potasının içine sokan önemli nedenlerden biri. Chicago'nun Playoff'u Toronto'dan daha çok hakettiğini düşünüyorum. Savunma yapamayan hücumda skor üreten en önemli oyuncusunu kaybetmiş Toronto (Bosh dönse de eski performansını yakalayabilecek mi?) ilk turda havlu atar zaten Playoff macerasına.

Hücumda istediği etkinliği yakalayamayan Toronto hücumdan geriye koşmakta da zorluk yaşamaya başlayınca ikinci yarının başında Chicago oyununu Toronto'ya kabul ettirdi ve farkı açarak rahat bir galibiyet aldı. Derrick Rose 26 sayı-7 asistle en çok sayı üreten oyuncu olurken, savunma anlamında Chicago gerçekten iyi bir maç çıkardı. Joakim Noah pota altında devleşirken Chicago'nun galibiyetindeki en büyük katkıyı sağladı diyebiliriz. Takımı adına 18 sayı üreten Noah, 19 ribauntla da double double yaptı.

Toronto'da ise Hidayet hücumda vasatın altında bir performans sergileyerek böyle önemli bir maçta üzerindeki kara bulutları dağıtabilecekken, bu şansı değerlendiremedi. 3/17 gibi bir şut yüzdesiyle oynayan Hidayet, savunmada ise Toronto adına en kayda değer işlerin adamı oldu. 19 ribaunt ile kariyer rekoru kıran Hido maçı 6 sayı 19 ribaunt ve 9 asist ile tamamladı.

Henüz Doğu'daki son Playoff takımı garantilenmedi, fakat bu galibiyetle Chicago önemli bir avantaj yakaladı. İki takımında ikişer maçı kaldı; Toronto , Detroit ve New York (iki Playoff şansı olmayan rotasyon takımıyla) karşılaşacakken; Chicago, Boston ve Charlotte (iki playoff takımı) ile oynayacak. Gönül ister ki Hido Playoff'larda yerini alsın. Fakat Chicago yakaladığı avantajını pek kaybedeceğe benzemiyor.
Read more
0

11 Nisan 2010 / ORL: 98 - CLE: 92

Normal sezonun sonuna geldiğimiz şu günlerde doğuda sezon geçen hafta bitmiş gibi bir görüntü var. Batı'daki çekişme, takımların sıralamalarının son maç son dakika belilenebileceği ihtimali Batı'yı daha bir heycanlı hale getiriyor fakat doğuda işler Toronto-Chicago çekişmesi dışında öyle değil. Bir çok takım gibi Clevland ve Orlando da playoffları beklemeye koyuldular. Doğunun bu iki final adayının maçında Lebron James yine sahada değildi. Sakatlık korkusu yüzünden kenarda oturan Lebron geçtiğimiz hafta normal sezonun en skorer oyuncu sıfatını da Kevin Durant'e bıraktı.

Lebron hiçbir problemi bulunmazken kenarda otururken diğer tarafta finalde karşısına çıkması beklenen diğer bir süperstar Kobe Bryant kırık parmaklarıyla oynamaya devam ediyor. Günlerce kenarda oturmak Lebron'nun sakatlanmasını önleyebilir fakat performansını yükselmesini sağlayabilir mi Playoff'larda hep beraber izleyerek göreceğiz.

Cleveland-Orlando karşılaşmasına Lebron'suz Cavs daha istekli ve daha organize bir görüntüyle başladı. İlk çeyreğin sonundaki 19-28 lik skordaki 9 sayılık farkı Cleveland'ta ilk çeyrekte 9 sayı üreten Mo Williams yarattı diyebiliriz. Mo Williams ardarda bulduğu 9 sayıyla ilk çeyrekte fark yaratan oyuncu oldu. İkinci çeyrekte Antawn Jamisson ilk çeyrekteki oyununu sürdürerek Cleveland'ı hücumda sürüklemeye devam etti. Orlando cephesinde ise Brandon Bass ve Jameer Nelson takımlarını Cleveland karşısında ayakta tutmaya çalıştılar. İlk yarı 46-50 Cleveland üstünlüğüyle tamamlandı.

Üçüncü çeyrekte Dwight Howard oyuna ağırlığını koymaya başladı. Hem hücumda hem savunmada takımını sürükleyen isim oldu. Bu çeyrek itibariyle Orlando maça ağırlığını koymaya başladı ve maç sonuna kadar Cleveland karşısında üstünlüğünü korudu. Üçüncü çeyrek 77-73 Orlando lehine tamamlandı.

Son çeyrekte 8'i arka arkaya olmak üzere 10 sayı üreten Mickael Pietrus Orlando'nun son çeyrekte ki kozu oldu ve takımına galibiyeti getirdi. Cleveland'ta Delonte West son çeyrekteki 8 sayılık performansıyla göze çarparken Lebron'suz Cleveland başabaş götürdüğü mücadeleyi kazanamadı.

Orlando da Dwight Howard 22 sayı-13 ribaunt-6 blokluk double-double ile gecenin yıldızı olurken, Jameer Nelson 17 sayı-8 asistlik performansıyla skorda Howard'a katılan isim oldu. Cleveland'ta ise benchten gelen Delonte West 21 sayı 7 asistlik performansıyla takımının en skorer ismi olmasına rağmen takımının galibiyete yetmedi. Ayrıca Cleveland'ta Antawn Jamison ve Mo Williams 19 ar sayı ile oynadılar.
Read more
0

Doğu'da 8.lik Yarışı...

Bu gece öyle bir maç oynanacak ki ligde... Doğu'da en son sıradan Playoff yapacak takım bu maçın skoru ile büyük bir ihtimalle netleşecek. Toronto, kendi evinde Chicago Bulls'u ağarlayacak ve dananın kuyruğu kopacak.

All-Star arasına kadar ligin en formda ve süpriz ekiplerinden biri olan Raptors, o aradan sonra ne olduysa artık, son bir anda düşüşe geçti. Bu düşüşten pek de memnun olmayan Chris Bosh, bu yaz sözleşmesinin sona ereceğini ve takımda kalmasının mucizelere kaldığını dile getirdi. Bir de bunun üstüne sezon başında büyük umutlarla takıma kazandırılan fakat beklenen çizginin çok altında kalan temsilcimiz Hidayet Türkoğlu'nun "karaoke" faciası patladı ve takım iyice karıştı. Lig başındaki yüksek performansı ile en kötü 8. sıradan Playoff'a gireceği beklenen Toronto, normal sezonun bitimine 12 gün kala önünde daha oynaması geren 8 maç vardı. Çok sıkışık bir takvimi olan Raptors, önce Chris Bosh'ın daha sonra da Hidayet Türkoğlu'nun sakatlıkları ile sarsıldı. Temsilcimiz Hedo, maske ile oynamaya devam ederken, Chris Bosh ise maçlara çıkamamakta ve Playoff'lara yetişebileceği bile büyük bir soru işareti. Müthiş bir form düşüklüğü ve yaşanan olayların verdiği moral bozukluğu ile düşüşe geçen Toronto, Doğu 8.liğine kadar düştü. Orada kalması beklenirken, Cavs koçu Mike Brown'ın da yardımları ile (!), Bulls arkadan yetişti.

Chicago Bulls cephesinde ise, işler bu kadar da güzel başlamadı. Sezon başında kötü bir başlangıç yaptılar. Koç çok fazla eleştirildi ve takımdan bir an önce gönderilmesi istendi. Tyrus Thomas takım içinde problem oldu ve takasla gönderildi. Derrick Rose gibi bir yıldızları olmasına rağmen bunu efektif bir şekilde kullanamadılar. Ama Bulls takımını izlerken şunu gördük. Kritik maçlarda çok iyi performanslar sergilediler. Kazanmaları gerektiğini hissettikleri maçları kazandılar. Öyle böyle derken bir anda kendilerini Playoff yarışı içinde buldular.

Şu anda iki takım da 38 galibiyet ve 41 mağlubiyete sahipler. Bu gece ise özel bir gece olacak iki takım için de. Ak koyun, kara koyun belli olucak. Bu maçtan sonra iki takımın da önünde 2 maç kalacak. Chicago, takımların durumuna bakıldığı zaman bir adım önde gibi gözüküyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi kazanmaları gerekli olduğunu hissettikleri tüm maçları kazandılar. Geçen sezon Derrick Rose'un Playoff'larda Boston'a karşı performansını göz önüne alırsak Bulls daha avantajlı gibi gözüküyor. Toronto cephesinde ise takımın en etkili ismi, süper yıldızı Chris Bosh eksik. Bu onlar için çok büyük bir handikap.

Hangi takımının ne kadar eksiği olsa da olsun, bu bir Playoff yarışı. En çok konsantre olan takım bu maçı alacak ve bu galibiyet ile önündeki 2 maçı da iyi oynayıp Playoff'da Cleveland'ın rakibi olacaktır. Bu sezon tüm takımların birbirine saygı ile yaklaşıp (!) "Ben yemeyeyim, sen ye" mottosuyla yaklaşımları ve bizim açımızdan bakıldığında "Körler, sağırlar birbirini ağarlar" deyimleri sanırım ligdeki Playoff sırası kapma yarışındaki ekiplerin ve bu iki takım arasındaki yarışıları özetler nitelikte.

Normal sezonun bitimine 5 gün kaldı. Bu 5 gün sonunda tüm Playoff resmini görücez. Merakla bekliyoruz tüm eşleşmeleri...
Read more
0

Mike Miller Orlando'da Oynamak İstiyor

Şu anda Minnesota Timberwolves takımında forma giyen Miller, gelecek sezon şampiyonluğa oynayan bir takımda forma giymek istediğini söyledi. 30 yaşındaki tecrübeli oyuncu, 2000 yılında Orlando Magic tarafından 1. tur 5. sırada seçildi ve bu takımda 3 sezon forma giydi. Bu yıl Temmuz ayında serbest kalacak olan Miller, eski takımı olan Orlando'ya geri dönmenin O'nu mutlu edeceğini belirtti.

Orlando'ya geri dönmek isteyen oyuncuların sayısı artıyor. Geçen hafta da T-Mac için yapılmıştı bu haber. Carter, kuzeni için "Gelecek sezon Orlando'da oynama olasılığı çok yüksek." açıklamasını yapmıştı. Orlando forması ile ligde sayı kralı olan T-Mac'i Magic forması ile, Carter ile birlikte oynarken görmek isterim ama Miller için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Kenarda oturan J.J. Redick ve Ryan Anderson gibi genç ve gelecek vaad eden oyuncuları bulunan Orlando için Mike Miller gereksiz olur gibi geldi bana. Ki T-Mac de geri dönerse Miller gibi bir oyuncuya gerek kalacağını sanmıyorum.
Read more
0

Celtics, Carl Landry'nin Peşinde (mi?) !!

New York, Houston ve Sacramento ekipleri arasındaki üçlü takas sonucunda; T-Mac Knicks'e giderken, Kevin Martin Rockets'a gitti. Carl Landry ise Kings'in yolunu tuttu.

Boston; bu sezon başına pota altı oyuncularından Leon Powe'u Cavs'e gönderirken, trash-talk'ın efsanevi oyuncularından, aldığı teknik faulerle NBA'in kurallar kitabına kendisine özgü bir sınırlama getirten Rasheed Wallece' kadrosuna kattı. Alınan bu riskli karar çok eleştirildi ve eleştiriler haklı çıktı. Rasheed, Boston'ın bütünlüğünü bozar gibi yaptı. Bu sezon sözleşmesi bitecek olan Wallace ile yeni bir sözleşme imzalamak istemeyen Boston, bu sezon Houston ve Sacramento formaları ile iyi bir performans gösteren Carl Landry'nin peşine düştüğü yönünde haberler çıktı.

Bu transfer gerçekleşir mi bilinmez ama bence Carl Landry, gelecek sezon için Sheed'den daha fazla katkı verebilir Boston için. Bekleyip göreceğiz...
Read more
0

10 Nisan / NBA'de Gecenin Maçları

Dün gece NBA'de 8 maç oynandı. Sonuçlara bakacak olursak;

Indiana Pacers: 115 - New Jersey Nets: 102
Washington Wizards: 95 - Atlanta Hawks: 105
Charlotte Bobcats: 99 - Detroit Pistons: 95
Memphis Grizzlies: 101 - Philedelphia 76ers: 120
Milwaukee Bucks:90 - Boston Celtics: 105
Denver Nuggets: 95 - San Antonio Spurs: 104
Sacramento Kings: 108 - Dallas Mavericks: 126
Los Angeles Clippers: 107 - Golden State Warriors: 104

Boston, Ersan'ın takımını devirdi

Doğu'da üçüncülük yarışı veren Boston, deplasmanda Doğu beşincisi Bucks'u mağlup etmeyi başardı. Celtics'de Paul Pierce 24 sayı ve 6 ribaunt ile maçın en skorer ismi oldu. Ray Allen 21 sayı ile oynarken, Rajon Rondo 15 sayı-10 asist ile double-double yaptı. Bucks'ta ise John Salmons 21 sayı, Brandon Jenninings ise 19 sayı ile oynadı. Temsilcimiz Ersan İlyasova ise 4/12 gibi kötü bir şut yüzdesi ile 11 sayı-8 ribaunt ile oynadı.

Batı sıralamasını karıştıracak maçın galibi Spurs oldu

Dün gece oynanan önemli maçlardan biri de Denver-San Antonio maçıydı. Batı'da kimin hangi sıradan Playoff yapacağı hiç mi hiç belli değilken; uzun süredir düşüş içinde olan Denver, 8. sıradan kurtulmaya çalışan Spurs'e kendi evinde boyun eğdi. Konuk ekipte Tim Duncan 18 sayı-10 ribaunt ile takımının en skorer ismi oldu. Richard Jefferson ve Manu Ginobili 15'er sayı ile galibiyette büyük pay sahibi oldular. Denver cephesinde ise Chaunsey Billups 27 sayı ile oynarken, Carmelo Anthony 19 sayı kaydetti. Bu sonuçla beraber Denver 3. sırada kalırken, Spurs 7. sıraya çıktı.

Denver cephesinde sevindirici bir olay oldu. Uzun süredir sakat olan ve sezonu kapattığı söylenen Kenyon Martin dün sahaya ilk beş çıktı. 23 dakika sahada kalan Martin, 2/6 şut yüzdesi ile 6 sayı-10 ribaunt-2 asist-1 top çalma-1 blok ile oynadı. Hazır görünmeyen oyuncunun Playoff'lar öncesi takıma katılması sevindirici. Ama bir haftada form tutabilir mi bunu zaman gösterecek.

Nowitzki form yakaladı

Geçen gecenin en skorer ismi olan Alman forvet Dirk Nowitzki, dün gecenin de en skorer ismi oldu. Takımının deplasmanda Batı'nın iddiasız ekiplerinden Sacramento Kings'i 126-108 yendiği maçta 39 sayı bularak hem takımının, hem maçın, hem de gecenin en skorer ismi oldu. 39 sayının yanında 7 ribaunt alıp 2 asist yapan Nowitzki'nin Playoff'lar öncesindeki bu yüksek performansı takımını sevindirirken, rakiplerini de düşündürüyordur herhalde. Şu anki sıralamaya göre Dallas-San Antonio eşleşmesi gözüküyor. Ama Batı'da sıralama sürekli değiştiği için ne olacağını kestirmek güç. Daha önce de belirttiğim gibi ben Lakers-Spurs eşleşmesinden yanayım ama, Mavericks-Spurs eşleşmesi de fena olmaz hani.
Read more