RSS
email
0

Manu Türkiye'ye Gelmeyecek!!

Dünkü maçlardan sonra dikkattimizi (hatta maçlardan bile fazla diyebiliriz) Ginobili'nin bir açıklaması çekti. Arjantin'in bir internet sitesine yaptığı açıklamada bu sene ülkemizde yapılacak olan Dünya Basketbol Şampiyonası'na katılmayacağını belirtmiş. Bu yazı Mayıs ayında dünyaya gelecek ikizleri ile bol bol vakit ilgilenerek geçirmek istiyormuş. Ayrıca bu önümüzdeki iki offseason'da sakatlanmamak için dinlecekmiş. Bu dinlenme sürecinden sonra 2012 Yaz Olimpiyatları'nda Arjantin milli takımındaki yerini alacakmış. Dün gece de burnu kırılan Manu'nun bu kararı ülkesinde çok tartışılacaktır sanırım.

Bu habere bizler de çok üzüldük. Kendisini ülkemizde canlı olarak izlemek isterdik. Bu kararını ise sorgulamak ne denli doğrudur bilemem. Çünkü 2008 Yaz Olimpiyatları'ında sakatlanıp Spurs formasını uzun bir süre giyememişti. Spurs de bu kararı çok beğenmiştir tabii ki. Daha yeni 3 yıllık bir kontrat yaptılar Manu ile. Bu da demektir ki en az 2 sene NBA dışında oluşabilecek sakatlıklardan kurtulacaklar. Arjantin takımı için ise çok kötü bir haber. Manu onlar için bu kadar büyük bir turnuvada çok büyük bir kayıp. Scola, Oberta, Prignioni gibi isimleri olsa da, Del Fino'nun son dönemdeki performansı artmış olsa da Manu gibi bir winner oyuncunun yeri kolay kolay dolmaz. Umarım fikrini değiştirir ama zor gibi gözüküyor.
Read more
1

San Antonio Spurs: 94 - Dallas Mavericks: 90

Gecenin bir diğer çekişmeli maçı da San Antonio'da oynandı. Son oynanan maçta Dallas'da kazanmayı bilen ve ev sahibi avantajını ele geçiren Spurs, evinde ilk oynanan maçı da kazanmayı bildi ve seride 2-1 öne geçen taraf oldu.

Maça hızlı başlayan taraf ev sahibiydi. İkinci çeyrekte farkı biraz kapatan Mavs, üçüncü çeyrek sonunda 4 sayı öne geçmeyi başardı. Ama son çeyrekte özellikle Manu Ginobili'yi ve kötü bir gece geçiren (6/16 şut yüzdesi) George Hill'i durduramayınca maçtan boynu bükük ayrıldı.

Saha avantajını iyi kullanan Spurs'de Tim Duncan 25 sayı ile takımının en skorer ismi oldu. Sakatlıktan yeni çıkan ve kenardan gelen Tony Parker 23 sayı ile takım arkadaşına yardım etti. Manu Ginobili ise attığı 15 sayının 11'ini son çeyrekte kırık bir burunla kaydederek galibiyetin gizli kahramanı oldu. Dallas cephesinde ise serinin ilk maçından bu yana müthiş oynayan Dirk Nowitzki 35 sayı-7 ribaunt-3 asist-2 top çalma maçın en skorer ismi oldu. Kenardan gelen Jason Terry ise 17 sayı ile oynadı.

Spurs avantajı eline aldı ve bunu iyi de kullanacağa benziyor. Ama Nowitzki buna izin verir mi bilmem. Zira sezonun son maçlarında inanılmaz performanslar sergileyen ve buna Playoff'larda da devam eden Alman yıldız buna pek müsade edecak gibi gözükmüyor. Sadece ona yardım edecek tecrübeli arkadaşlara ihtiyacı var ki etrafında Jason Kidd ve Caron Butler gibi isimler var. Jason Terry ise her zaman yaptığı işi en iyi şekilde yapmaya devam ediyor. Kenardan gelip skor üretiyor. Spurs'de ise Duncan eski günlerini hatırlar gibi oldu. Parker ise tekrar ilk beş çıkmak için sabırsızlanıyor adeta. Manu ise tam bir görev adamı. Takımı ne zaman ona ihtiyaç duysa hemen orda bitiveriyor. Atom karınca gibi. Son çeyrekte skor katkısı yapması gerekiyordu ve bunu da başardı. Her takımın ihtiyaç duyduğu bir oyuncu ki kolay kolay da bulunmuyor eşi benzeri. Dallas'ın Nowitzki ve Terry'ya yardımcı olacak oyunculara ihtiyacı var. Spurs'de ise işler çok iyi ve bunu bozmamaları lazım. Ancak dün gece kullandıkları tüm 3 sayılık atışları kaçırdılar (0/7). Bu konuda daha dikkatli olmaları lazım.
Read more
0

Utah Jazz: 105 - Denver Nuggets: 93

Utah evinde kazanmayı bildi. Serinin ikinci maçında Denver'ı deplasmanda mağlup ederek saha avantajını elde eden Utah, evinde oynanan ilk maçı da kazanmayı bildi ve bu avantajını bırakmadı.

Mehmet Okur gibi bir oyuncusunu kaybeden Utah özellikle D. Will ve Paul Millsap'in katkılarıyla bu eksikliği hissetmiyor. Denver'da ise Carmelo ve Billups'a yardımcı bulamadıkları için sıkıntı çekiyorlar.

Utah'da Deron Willams 24 sayı-10 asist-3 top çalma ile double-double yaparken takımının en skoreri de oldu. Kenardan gelen Paul Millsap 22 sayı-19 ribaunt-3 asist-2 top çalma ile "monster" performans sergileri. Carlos Boozer ise 18 sayı-8 ribauntluk katkı yaptı. Denver cephesinde ise Carmelo Anthony 25 sayı-7 ribaunt, Chaunsey Billups ise 25 sayı-5 ribaunt-3 asist ile oynadı.

Utah Memo'yu kaybettikten sonra onun boşluğunu Fesenko ve Millsap ile çok iyi kapatıyor. Özellikle dün geceki maçta Millsap 11/14 şut yüzdesi ile oyanadı ve 6'sı hücum olmak üzere 19 ribaunt aldı. D. Will ise kumanda koltuğunda o kadar ihtişamlı oturuyor ki... O'nu izlemek hakikaten zevk veriyor insana. Öbür tarafta işte işler biraz farklı... K. Mart'ın sakatlıktan döndüğüne sevinen Denver yönetimi bence üzülmeli. Çok formsuz. Savunmada çok korkak. Hücumda da etkisiz. Melo ve Billups bildiğimiz gibi atmaya devam ediyorlar. Ama onlara yardımcı bir oyuncu gelmiyor son iki maçtır. Serinin ilk maçında J.R. Smith'in katkısıyla 1-0 öne geçmişlerdi ama sonraki iki maçta hiç katkı gelmeyince kenardan, Utah önce ev sahibi avantajını yakaladı sonra da 2-1 öne geçti. Bakalım Utah kendi evinde seriyi bitirebilecek mi... Yoksa seri uzayacak mı...
Read more
0

Boston Celtics : 100 - Miami Heat : 98

Uzun zamandır dün geceki Boston-Miami maçı kadar büyük bir çekişmenin yaşandığı bir maç izlemediğim için sabaha kadar oturup cumartesi günümün ölmesine üzülemiyorum bir türlü. Dün gece yaşananlar dönüyor kafamda.

Bu seride Boston'un oyuncu kalitesi açısından bir adım önde olduğunu ilk yazımda da yazmıştım. Zaten bu herkes tarafından görülebilen bir gerçekti. Fakat ben bu serinin 3-0'a gelebileceğini açıkçası tahmin etmiyordum. Miami'nin en azından kendi evindeki 3. maçı kazanabileceğine hatta Boston'u bu seride daha fazla zorlayacağına inanıyordum. Zorlu da bir mücadele oldu aslında ama seriye bakıldığında 3-0 net bir sonuç. Miami bu saatten sonra geri dönebilirmi? Çok geç. NBA tarihinde Playoff'larda 3-0 geriye düşen hiç bir takım turu geçememiş. Artık bu seriyi Boston geçti dyebiliriz.

Dün gece ne mi oldu? Miami kazanabileceği bir maçı elleriyle Boston'a verdi. Takımın önemli isimlerinin (Wade dışında) bu kadar etkisiz olabileceğini maçtan önce söyleseler inanmazdım muhtemelen. Quentin Richardson ve Jermaine O’Neal aldıkları süre boyunca takımlarına neredeyse hiç bir şey vermediler.

Maç 3 kere iki takım arasında gitti geldi. İlk önce 3. çeyrek başında Heat oyunu domine etti ama Boston'un geri döneceği apaçık ortadaydı. Hücumda Miami çok adama hücum ederken (zorlama şutlar, Wade in pota altında aradığı sayılar) Boston'da ortaya çıkan sıcak eller (Ray Allen, Paul Pierce) iyi yüzdeyle attıkları şutlarla maça yeniden ortak oldular hatta farkı 9 sayıya kadar çıkardılar.

Fakat Miami yine pes etmedi. Wade ve arkadaşları maça tekrar tutunmaya çalışsalarda Miami'deki tutukluğu gözle görmemek neredeyse imkansız. Ellerinden gelen en iyi mücadeleyi sahaya yansıtmaya çalışan fakat, normal sezondaki Miami'yi mumla aratan bir mücadele sergileyen taraf Heat oldu. Kafa kafaya geçen son çeyrekte hücumda kullandıkları serbest atışlarda box out yapmayı unutan Miami'liler, savunmada da box out yapmayı unutunca, rakibin elinin boş döneceği hücumlarda savunma ribauntlarını Rajon Rondo'ya hediye etmesiyle Boston'u eli boş göndermediler. Rajon Rondo ribauntları aldı, dışarıdaki boş adamlarda cezayı kesmemezlik etmediler. Bu bölümde yapılan kritik hatalar Miami'nin kaybetme sebeplerinden birisi olarak gösterilebilir.

Son 1 dakika içinde yaşanan maçı kazanma mücadelesini Miami acemice Boston'a kaybetti diyebiliriz. İki ne yapmaya çalıştıkları anlaşılamayan hücumda Miami eli boş döndü. Son 30 saniyede maç berabere iken Wade'in kullandığı 3 sayılık atış isabetsiz olunca son 10 saniyede Boston elinde top ve karşısında kazanılacak bir maç buldu. Paul Pierce takımın lideri olduğunu Playoff'un hemen başında son saniyede kullandığı şut tercihiyle bir kez daha gösterme ihtiyacı duymuş olacak ki, küçük bir şov yapmaktan geri durmadı. Pierce son 0.6 saniyede elinden çıkardığı uzak mesafe şut ile hem rakibine süre bırakmadı hemde sayıyı yaptı. Top çemberden geçtiğinde yanan kırmızı ışıkların cazibesi çekmişti onu sanırım.

Bu saatten sonra Miami'nin geri dönme ihtimali yok fakat ben onlardan Playoff'larda daha farklı şeyler beklerdim açıkçası. Bu kadar iyi bir savunma takımının bu kadar kötü savunma yapması anlaşılır gibi değil.

Heat'te Wade 34 sayı ile maçın en skorer ismi olurken 8 asistiyle de kazanmak için herşeyi yaptı diyebiliriz. Skora ondan başka doğru düzgün başka katkı sağlayabilen olmayınca kazanamadılar demek pek doğru olmayabilir ama maalesef başka 20 sayı barajına yaklaşanda olmadı. Bostonda ise Pierce 32 sayı 8 ribaunt la oyunu domine ederken, Ray Allen da 25 sayıyla arkadaşına destek oldu. Serinin kilit isimlerinden biri olan Kendrick Perkins sayı üretemezken 12 ribaunt ile oynadı.
Read more
0

Chicago Bulls: 108 - Cleveland Cavaliers: 106

Chicago did it again!! Geçen seneki Playoff ilk turunda Boston'a yapacağını yapan Bulls, bu sene de Cavs'den bir maç çalmayı başardılar. Gerçi benim beklentim Bulls'un en az iki maç kazanacağı yönünde bu seride ama Lebron ve saz arkadaşları seriye öyle bir başlangıç yaptılar ki, kimse Bulls'un yüzüne bakmaz oldu.

Aslında maça hızlı başlayan taraf Cavs oldu. İlk çeyrekte 11 sayı fark atan NBA lideri, 2. ve 3. çeyreklerde bu farkın kapanmasını engellediler. Son çeyreğe 11 sayı farkla önde girmelerine rağmen Rose ve arkadaşlarının son çeyrekteki üstün performansı ile mağlubiyetten kurtulamadılar.

Ev sahibi ekipte Derrick Rose 31 sayı-7 ribaunt ile takımının en etkili ismi oldu. İlk iki maçta etkisiz görünen Kirk Hinrich 27 sayı-5 ribaunt-5 asist ile, Luol Deng 20 sayı-3 ribaunt ile, Joakim Noah ise 10 sayı-15 ribaunt ile katkıda bulundular. Cavs cephesinde ise Lebron James 39 sayı-10 ribaunt-8 asist-2 top çalma-3 blokluk canavar performansı galibiyet için yeterli olmadı. Mo Williams 21 sayı ile oynarken, Antawn Jamison 19 sayı-11 ribaunt ile katkı yaptı.

Chicago son çeyrekte oyuna konsantre olarak geriden gelip maçı almayı bildi. Bunda en büyük etken Shaq'ı durdurabilmeleri ve Kirk Hinrich'in serinin ilk iki maçındaki üstündeki ölü toprağını atarak 9/12 gibi çok iyi bir şut yüzdesi ile oynamasıydı. Ama hala Lebron'u savunmakta güçlük çekiyorlar. Gerçi onu savunmakta kim güçlük çekmiyor ki? Bir de Bulls'un maçta 8 kişilik bir rotasyon kullandığını belirtmek lazım. Sakatlıktan dolayı herhangi bir eksikliği olmayan takımda koç Del Negro'nun neden böyle bir karar aldığını merak ettim doğrusu. Evinde oynanan ilk maçı zor da olsa kazanmayı başaran Bulls, bakalım "Lebron ve Dadaşlar"a ne kadar dayanabilecekler...
Read more
0

NBA TV'de Bu Ay


18 Nisan Atlanta - Milwaukee 00.30
19 Nisan Phoenix - Portland 05.30
20 Nisan Denver - Utah 05:30
21 Nisan Atlanta - Milwaukee 02.00
21 Nisan Phoenix - Portland 05.00
22 Nisan Orlando - Charlotte 02.00
23 Nisan Portland - Phoenix 05.00
24 Nisan Utah - Denver 05:30
24 Nisan Portland - Phoenix 23.30
25 Nisan Chicago - Cleveland 22.30
27 Nisan Charlotte - Orlando 03.00
Read more